Uşak’da Blaundus Antik Kenti‘ni görerek başladığımız günün son ışıklarında Kibyra Antik Kenti’ne tırmanıyoruz. Kahverengi tabelaları takip ediyor, Gölhisar meydanından geçip antik kente doğru devam ediyoruz.
Kibyra Antik Kenti – Gladyatörler şehri
Pandemi sürecinde antik kent ziyaret saatleri değişkenlik gösterebiliyor. Antik kente saat 16 sularında varıyor ve akşam 19’a kadar ziyarete açık olduğunu öğreniyoruz.
Hali hazırda ören yerindeki restorasyon ve kazı çalışmaları devam etmekte. Biz aracımızı otoparka bırakıp tepeye doğru tırmanırken kalabalık bir çalışma grubunun da mesaisini tamamlamış aşağıya indiğini görüyoruz.
Kibyra Antik Kenti’nin oldukça etkileyici bir manzarası var!
- Kibyra Antik Kenti – Bazilika ve zemin döşemesi
Antik kent, özellikle Odeon zeminindeki mermer mozaik ve Medusa deseni ile tanınıyor. Taban mozaikleri her zaman ilgimi çeker ve desenlerini detaylı incelemeye çalışırım. Kibyra’da ise ilk kez renkli mermer taşlar ile, bu kadar muntazam işlenmiş bir desene denk geliyorum. Yılan saçlı Medusa’ya hayran kalmamak elde değil!
Kibyra Antik Kenti bugüne kadar ziyaret ettiğim antik kentler arasında en iyi korunmuşlardan birisi oluyor. Medusa mozaiği dışında hamam ve kanalizasyon altyapısını, gladyatör dövüşlerine sahne olmuş Stadyum’u, Agora’yı ve Bazilika’yı da kesinlikle görmenizi öneririm.
Kazı alanından çıkarılan eserleri Burdur Müzesi‘nde görebilirsiniz.
- Kibyra Antik Kenti – Meclis Binası – Odeion
Gölhisar çevresi: Kamp ve Konaklama
Rotayı hazırlarken, antik kenti gördükten sonra yola devam edebilir ve orman içindeki yaylalardan birisinde uygun kamp yeri bulabiliriz diye düşünmüştüm. Gel gör ki, Gölhisar-Kınıkyeri istikameti üzerinde kalan Koca Yayla ve kar gölü 1760, Böğrüdelik Yaylası ise yaklaşık 1500 metrede yer alıyor.
Bugün uzun bir yol aldık ve Kbyra Antik Kenti’nden ayrılmamız da ancak gün batımı ayazına denk geldi. Kamp yeri belirlemek ve yerleşmek için geç bir saate kaldık. Diğer yandan, yanımızda, bu mevsimde ve bu irtifada konaklamaya uygun ekipmanımız da yok. Bu durumda, daha fazla vakit kaybetmeden Gölhisar merkezine geri dönüyoruz.
Google’da ilçe merkezindeki konaklama alternatiflerini aratıyorum. Çok sayıda otel ve pansiyon alternatifi listeleniyor. Yorumlara bakarak ilkin bir otele gidiyoruz. Boş oda kalmamış. Aracımızı ara sokağa parketmişken karşı sokaktaki pansiyona da gidip soruyoruz. Danışmadaki bey bize oldukça bakımsız bir oda gösteriyor. Bulduğum üçüncü alternatif ise meydanın diğer tarafında kalıyor ve gitmeden önce arayıp boş oda olup olmadığını soruyorum.
Garden Terrace Otel’de bizi Emine hanım karşılıyor.
- Kibyra Antik Kenti – Stadyum
Gölhisar’da ne yenir?
Odamıza yerleştikten sonra Emine hanımdan akşam yemeği için de bir tavsiye istiyoruz. Gölhisar’ın sac tavası meşhurmuş.
Bize iki sokak ilerideki İkinci Bahar Aile Lokantası’nı öneriyor. Sokakların ve kaldırımların genişliği, meydanın ferahlığı bizi şaşırtıyor. Sokaklar akşam saatlerinde sessiz sakin görünüyor.
Meşhur sac tava seyyar bakır ocak üzerinde servis yapılıyor. Sonrasında da yine farklı bir şekilde sunulan kabak tatlısı yemenizi öneririz.
Burdur adeta bir ufacık fıçıcık, içi dolu turçucuk bir şehir! Daha önce Göller Yöresi rotamızda da geçtiğimiz ve gezdiğimiz şehirde hala görmediğimiz yerler var!
20.10.2021